Washington yönetimi, 2003 Irak işgalinden bu yana Orta Doğu’daki en kapsamlı askeri hareketliliklerden birini başlattı. Bölgeye konuşlandırılan stratejik unsurların büyüklüğü ve operasyonel kapasitesi, sadece caydırıcılık değil olası bir askeri senaryonun da hazırlığı olarak yorumlanıyor. Pentagon kaynakları, askeri seçeneklerin masada olduğu mesajının net biçimde verildiğini belirtiyor.Uçak Gemisi Sevkiyatı ve F-22 Raptor Gücü
ABD Orta Doğu askeri yığınak planı kapsamında iki uçak gemisi görev grubu bölgeye konuşlandırıldı. Nükleer tahrikli USS Abraham Lincoln Umman Denizi’nde görev alırken, dünyanın en büyük savaş gemilerinden USS Gerald R. Ford da bölgeye intikal etti.Her biri yaklaşık 75 savaş uçağı taşıyan bu gemilerle birlikte F-22 Raptor, F-35 ve AWACS unsurlarının sevk edilmesi dikkat çekti. Uzmanlar, F-22’nin stealth, supercruise ve sensör füzyonu kabiliyetleriyle mutlak hava üstünlüğü sağladığını vurguluyor. Pentagon’a göre bu güç, bölgedeki dengeleri doğrudan etkileyebilecek kapasiteye sahip.Savunma Hatları ve 50 Bin Asker
Yetkililer, maksimum baskı politikası kapsamında yalnızca saldırı değil savunma hazırlıklarının da artırıldığını açıkladı. Bölgedeki üslere Patriot ve THAAD hava savunma sistemleri konuşlandırıldı.Bölgede konuşlu Amerikan asker sayısının 30 bin ile 50 bin arasında olduğu tahmin ediliyor. Katar ve Bahreyn gibi hassas noktalardaki bazı personelin daha güvenli üslere kaydırıldığı bildirildi.İran Nükleer Anlaşma Süreci ve “10 Günlük Mühlet”
Beyaz Saray kaynaklarına göre İran nükleer anlaşma süreci için Tahran’a 10-15 günlük bir süre verildi. Askeri sevkiyatın yalnızca caydırıcılık değil, müzakerelerin başarısız olması halinde başlayabilecek haftalar sürecek bir operasyonun hazırlığı olduğu belirtiliyor.Uzmanlar, mevcut tabloyu 2003’teki “Şok ve Dehşet” operasyonu öncesindeki askeri yığınakla kıyaslıyor. ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını son 20 yılın en yüksek seviyesine çıkarması, bölgedeki gerilimin yeni bir eşiğe geldiği yorumlarına neden oluyor.