İddialara göre, İsrail hurmaları Müslüman dünyasındaki boykotu atlatmak amacıyla gerçek üretim yerleri gizlenerek farklı ülkeler üzerinden pazara sürülüyor. Bu durum, etiketleme ve tüketici hakları konusunda tartışmaları da beraberinde getiriyor.Menşei Gizleme İddiaları
İsrail’in özellikle Batı Şeria’daki yerleşim bölgelerinde ürettiği hurmaların, Filistin ürünü olarak pazara sürüldüğü öne sürülüyor. Avrupa’daki tüketiciler, ürünlerin barkod ve etiketlerine dikkat ederek gerçek menşeini ayırt etmeye çalışıyor. Filistinli üreticiler ise 625 numaralı Ürdün barkodunu kullanarak ürünlerini ihracata sunuyor. İsrail ürünleri ise genellikle 729 veya 871 barkodlarıyla etiketleniyor.Tedarik Zincirinde Şeffaflık Sorunu
Hurma ihracatında, ürünlerin üçüncü ülkeler veya serbest ticaret bölgeleri üzerinden Avrupa’ya sevk edilmesi, menşe gizleme iddialarını güçlendiriyor. Uzmanlar, özellikle Ramazan döneminde yoğun talep nedeniyle denetimlerin yetersiz kaldığını ve bunun haksız rekabet oluşturduğunu belirtiyor. Hollanda ve Fransa, İsrail menşeli hurmaların yeniden paketleme merkezleri olarak öne çıkıyor.Medjool Hurması Tartışmanın Merkezi
Medjool hurması, üst ürün kategorisinde yer alması ve yüksek talebi nedeniyle menşe tartışmalarının odağında bulunuyor. Avrupa’ya ihraç edilen Medjool hurmalarının yaklaşık yüzde 50-75’inin İsrail kaynaklı olduğu iddia ediliyor. Bu ürünlerin büyük kısmının Batı Şeria’daki yerleşimlerden geldiği ve menşei bilgisinin gizlendiği öne sürülüyor.Filistin’de Hurma Üretimi
Filistin Hurma Komisyonu verilerine göre, Ürdün Vadisi’nde yaklaşık 400 bin hurma ağacı bulunuyor ve sektör 7 bin Filistinli genci istihdam ediyor. Bölge, özellikle Medjoul hurması ile tanınıyor ve uluslararası pazarlarda yüksek talep görüyor. Ancak İsrail’in C Bölgesi üzerindeki kontrolü, üretim ve ihracat süreçlerini ciddi şekilde etkiliyor.Avrupa’da Tüketici Boykotları
Avrupa’da İsrail menşeli ürünlere karşı tüketici boykotları giderek güçleniyor. Belçika ve İrlanda gibi ülkelerde boykotlar etkin şekilde uygulanırken, Birleşik Krallık merkezli Co-op Group, İsrail de dahil olmak üzere insan hakları ihlalleriyle anılan 17 ülkeden ürün tedarikini durdurdu. Bu toplumsal baskı, perakende sektörünü şekillendiren önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.