Tevekkül, Müslümanın üzerine düşen sorumlulukları yerine getirip Allah’ın rahmetine sığınmasıdır. Tevekkül, tedbir almak, aklını ve iradesini doğru yönde kullanmak, Allah’a güvenmek ve sabretmek demektir. Bu anlayış, bir ebeveynin çocuklarına örnek olması, gençlerin ilim ve mesleklerinde gayret göstermesi ve tüccarın işinde adil davranarak Allah’tan hayırlı kazanç dilemesi ile somutlaşır.Tevekkül ve Günlük Hayat
Tevekkül, tembelliğin sığınağı değil, çalışmanın ve uyanışın vesilesidir. Tevekkül anlayışı, bir çiftçinin toprağını işleyip hasadını Allah’a havale etmesi ya da bireyin ilim ve teknoloji üretiminde gayret göstermesi gibi günlük yaşam pratiğinde kendini gösterir. Müslüman, Allah’ın yardımını ümit ederek fiili duada bulunur ve zamanı etkili kullanır.Sorumluluk ve Tedbir
Tevekkül, sorumluluklardan kaçmak anlamına gelmez. “Tedbir kuldan, takdir Allah’tan” şuuruyla hareket etmek gerekir. İslam’ın öğrettiği sorumluluk bilinci, insanın gecesini gündüzüne katarak çalışmasını, emek ve gayret göstermesini öngörür. Allah’ın takdirine güvenmek, fiili gayreti terk etmek anlamına gelmez.Tevekkülün Manevi ve Pratik Önemi
Hayatımızın her alanında tevekküle ihtiyacımız vardır. Tevekkül, çalışmayı, üretmeyi ve mücadeleyi vazgeçilmez kılar. Kalplerimizin huzuru, tedbirli ve gayretli bir şekilde Allah’a güvenmekle sağlanır. Cuma hutbesinde de bu bilinç, örneklerle ve hadislerle detaylı şekilde aktarılmıştır.Hutbe, İstiklal Şairi’nin şu veciz sözleriyle sona eriyor: "Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol, Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!" Müslümanlar için tevekkülün hem manevi hem pratik hayat rehberi olduğuna dikkat çekiliyor.