Mahkeme gerekçesinde, Altaylı’nın YouTube kanalındaki programında sarf ettiği sözlerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın suikasta uğrayabileceği ya da öldürülebileceği yönünde tehdit içerdiği kanaatine varıldığı belirtildi.Kararda, konuşmanın öznesinin doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu, üçüncü bir kişiden bahsedilmediği vurgulandı.YouTube Yayını ve Etki Alanı Vurgusu
Gerekçede, Altaylı’nın söz konusu ifadeleri uluslararası bir platform olan YouTube üzerinden, herkese açık şekilde paylaştığı, kanalın 1 milyondan fazla abonesinin bulunduğu ve içeriğin yüzbinlerce kez izlendiği kaydedildi.Bu durumun, sanığın tehdit söylemini iletme kastının bulunduğunu gösterdiği ifade edildi.“Basın ve İfade Özgürlüğü Kapsamında Değil”
Mahkeme, basının geniş kitlelere ulaşma gücüne sahip olduğunu belirterek, bu durumun daha ağır bir sorumluluk doğurduğuna dikkat çekti.İfade ve basın özgürlüğünün sınırsız olmadığı vurgulanan gerekçede, söz konusu ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi.AİHS’nin 10. Maddesine Atıf
Gerekçeli kararda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi hatırlatılarak, ifade özgürlüğünün kamu güvenliği, kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi gibi nedenlerle sınırlandırılabileceği ifade edildi.Tutukluluğun Devamına Karar
Mahkeme, Altaylı’nın tutukluluğunun devamına ilişkin kararını ise, verilen ceza miktarı ve kaçma şüphesi gerekçesiyle açıkladı.Adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı belirtilerek, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu değerlendirildi.