İran toplumunda din, siyaset ve ekonomik durum iç içe geçiyor.Ramazan’da Dini Pratikler ve Protestolar
1979’daki İran İslam Devrimi’nden bu yana kendisini teokrasi olarak tanımlayan ülkede, dindarlık oranları azalmış durumda. 2022’de Açık Veri platformu, nüfusun önemli bir bölümünün düzenli oruç tutmadığını ortaya koymuştu. Buna karşın birçok İranlı, ekonomik zorluklara ve savaş ihtimaline rağmen oruç tutmayı sürdürüyor. Hasan, “Yaklaşan savaş ya da ekonomik durum ne olursa olsun, oruç tutmak dini görevimizdir.” ifadelerini kullanıyor.Bireysel İnanç ve Siyasi Tepkiler
Bazı İranlılar için oruç tutmak, sadece dini bir görev değil, aynı zamanda kişisel bir mesele. Beyaz sakallı Azizullah, orucun hem inanç hem de sağlık açısından faydalı olduğunu söylüyor. Öte yandan, bazı gençler rejime tepki olarak ibadetlerini bırakıyor. Nazanin, yaşanan protestolar ve devlet müdahaleleri nedeniyle oruç tutmadığını açıklıyor.Protestolar ve Güvenlik Müdahaleleri
Yılın başında gerçekleşen protestolara yönelik sert müdahaleler ve çok sayıda cami ile teoloji kurumuna yönelik saldırılar, toplumda rejime karşı dini pratiklerden uzaklaşma eğilimini artırdı. Bu tablo, İran’da inanç ile siyasal otorite arasındaki ilişkinin yeniden sorgulandığını gösteriyor.Bayram Beklentisi ve Ekonomik Gölge
Ramazan’ın sonunda kutlanan Ramazan Bayramı, ekonomik zorluklara rağmen birçok İranlı için aileleriyle bir araya gelme zamanı. Çiçekçi Mojtaba, bu yıl ekonomik durumun kutlamaları sınırlayacağını belirtiyor: “Bayramı kutlayacağız ve yoksullara yardım edeceğiz, ancak tasarruf yapmak zorundayız.”İran’da Ramazan ayı, yalnızca dini bir dönem değil; aynı zamanda inanç, protesto ve ekonomik gerçeklerin iç içe geçtiği bir toplumsal tabloyu ortaya koyuyor.