Üsküdar Üniversitesi Dijital Teknolojiler ve Yazılım Daire Başkanı Hakan Özdemir,
kişisel verilerin korunması konusunun sadece bireyleri değil, kurumları ve devletleri de kapsayan ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Özdemir’e göre, dijital dünyada yaşanan en büyük açık, farkındalık eksikliği.Bireylerin çoğu zaman ancak bir mağduriyet yaşadıktan sonra önlem aldığını belirten Özdemir, mahremiyetin proaktif bir yaklaşım gerektirdiğini ifade etti.
dijital çağ içerisinde toplanan verilerin, milyonlarca kullanıcıdan elde edilerek ekonomik ve siyasi araçlara dönüştürüldüğüne dikkat çekti.
"Bana bir şey olmaz" düşüncesi büyük risk
Özdemir, kullanıcıların sıkça düştüğü hatalardan birinin kendilerini hedef olarak görmemeleri olduğunu belirtti. Oysa günümüzde tehditler bireysel değil, kitlesel veri toplama üzerine kurulu.Bu nedenle
kişisel veri güvenliği yalnızca hedef alınan kişiler için değil, herkes için hayati önem taşıyor. Farkındalık eksikliği ise bu sürecin en zayıf halkasını oluşturuyor.
Kullanıcılar veri güvenliği için ne yapmalı?
Uzmanlara göre kullanıcıların en büyük hatası, kolaylık uğruna güvenlikten ödün vermesi. Aynı şifreyi farklı platformlarda kullanmak ya da uygulamalara bilinçsiz izin vermek,
veri güvenliği açıklarına davetiye çıkarıyor.Günlük hayatta uygulanabilecek basit ama etkili önlemler ise şöyle sıralanıyor:
- Her hesapta çok faktörlü kimlik doğrulama kullanmak
- Güçlü ve farklı şifreler tercih etmek
- Uygulama izinlerini dikkatle incelemek
- Önemli verileri yedeklemek
Gizlilik metinleri okunmuyor
Araştırmalara göre bir internet kullanıcısının karşısına çıkan tüm gizlilik metinlerini okuması için yılda yaklaşık 250 iş günü gerekiyor. Bu durum, kullanıcıların bilinçli tercih yapmasını zorlaştırıyor.Uzmanlar,
dijital çağ içerisinde veri güvenliğinin sağlanabilmesi için hem bireysel farkındalığın artırılması hem de sistemlerin daha şeffaf hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.