Dünyanın önde gelen savunma sanayi etkinliklerinden biri olan World Defense Show, Türkiye’nin savunma alanındaki en önemli projelerinden Milli Muharip Uçak KAAN’a ev sahipliği yaptı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), Riyad’da düzenlenen fuarda ürün ve kabiliyetlerini yenilikçi ve dijital ağırlıklı bir konseptle uluslararası heyetlere tanıttı.
KAAN ve ANKA III OKU Konseptiyle Tanıtıldı
Fuarda TUSAŞ’ın önceki yıllardan farklı olarak ölçekli ve statik maketler yerine, KAAN ve ANKA III platformlarıyla oluşturulan OKU (Otonom Kol Uçuşu) konsepti öne çıktı. Hareketli sunum, led ekranlardaki videolarla senkron şekilde gerçekleştirildi ve ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.İnsanlı-İnsansız Takımlanma Modeli Sergilendi
OKU konsepti kapsamında KAAN’ın iki yanında ANKA III insansız jetleriyle birlikte hangardan çıkışı, manevraları ve taarruz görevleri canlandırıldı. Bu yaklaşım, modern hava harp doktrinlerinde yer alan “insanlı-insansız takımlanma” (MUM-T) konseptinin Türkiye’deki karşılığını oluşturuyor.TUSAŞ’tan Dijital Tanıtım Hamlesi
TUSAŞ standında yer alan dört adet dokunmatik ekran sayesinde ziyaretçiler, ürünleri dijital ortamda 360 derece inceleme fırsatı buldu. Platformlara ait teknik detaylar, videolar ve görev konseptleri etkileşimli şekilde ziyaretçilere sunuldu. Bu dijital konseptin yıl içinde Endonezya, Malezya ve İngiltere’deki fuarlarda da kullanılması planlanıyor.KAAN İçin Suudi Arabistan ile İşbirliği Mesajı
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Suudi Arabistan’ın Milli Muharip Uçak KAAN’a yoğun ilgisinin bulunduğunu ve görüşmelerin üst seviyeye taşındığını açıkladı. KAAN’ın çok katmanlı bir ekosistem projesi olduğunu vurgulayan Demiroğlu, doğrudan satın alma ya da projeye üst düzey katılım gibi farklı işbirliği modellerinin masada olduğunu belirtti.TUSAŞ’tan Suudi Arabistan Ofisi Hamlesi
Demiroğlu ayrıca TUSAŞ’ın Suudi Arabistan’da bir ofis açmaya hazırlandığını ve bu merkezin bölge ülkeleri için de stratejik bir rol üstleneceğini ifade etti. KAAN ve GÖKBEY projelerinin Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu ile uyumlu şekilde ortak üretim dahil farklı modellerle hayata geçirilmesinin hedeflendiği aktarıldı.