Yer Bilimci Şener Üşümezsoy, kamuoyunda sıkça dile getirilen İstanbul depremi senaryolarına ilişkin farklı bir değerlendirme ortaya koydu. Marmara Denizi’ndeki fay hatları üzerinden analizlerini paylaşan Üşümezsoy, özellikle Adalar segmenti hakkında yapılan yüksek büyüklükte deprem tahminlerine katılmadığını ifade etti. Mevcut stres birikimi ve kırılma potansiyeline ilişkin verilerin abartılı yorumlandığını belirten Üşümezsoy, Marmara fay hattı üzerindeki risklerin yeniden bilimsel modelleme çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguladı.Adalar segmenti için kritik değerlendirme
Şener Üşümezsoy, Marmara Denizi’nde yer alan Adalar segmentinin büyük bir deprem üretmesi için yeterli enerji taşımadığını öne sürdü. 7 ve üzeri büyüklükte bir İstanbul depremi beklentisinin bu hat özelinde bilimsel verilerle örtüşmediğini savunan Üşümezsoy, fay segmentlerindeki stres dağılımının dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi. Ona göre, mevcut jeolojik bulgular Adalar hattında yakın vadede yıkıcı bir kırılma ihtimalini desteklemiyor.Silivri Kumburgaz hattı yakından izlenmeli
İstanbul’u etkileyebilecek olası bir senaryoda farklı bir noktaya dikkat çeken Şener Üşümezsoy, Silivri Kumburgaz hattı olarak bilinen yaklaşık 25 kilometrelik alanın izlenmesi gerektiğini ifade etti. Bu bölgede 2009 yılından bu yana potansiyel bir risk bulunduğunu belirten Üşümezsoy, burada meydana gelebilecek bir depremin 6.0 ila 6.5 büyüklüğünde olabileceğini dile getirdi. Bu değerlendirme, kamuoyunda konuşulan büyük çaplı İstanbul depremi senaryolarından farklı bir çerçeve sunuyor.“Büyük İstanbul depremi senaryosu geçerli değil”
Kuzey Marmara genelinde dillendirilen “büyük İstanbul depremi” beklentisinin artık geçerli olmadığını savunan Şener Üşümezsoy, deprem yönetimi politikalarına da eleştirel yaklaştı. 1999 depreminden bu yana süregelen büyük yıkım senaryoları üzerinden uluslararası fonlar sağlandığını iddia eden Üşümezsoy, bu kaynakların doğru planlama ile kullanılmadığını öne sürdü. Ona göre, risk analizleri güncel ve doğru fay modelleri üzerinden yapılmalı.Bilimsel modelleme ve mühendislik vurgusu
Depreme dayanıklı yapı üretmenin mühendislik alanına girdiğini hatırlatan Şener Üşümezsoy, fay hatlarının doğru analiz edilmesinin ise bilimin temel sorumluluğu olduğunu belirtti. Yanlış fay modeli üzerinden politika geliştirilemeyeceğini ifade eden Üşümezsoy, Marmara fay hattına ilişkin çalışmaların bilimsel veriler ışığında güncellenmesi gerektiğini söyledi. Açıklamalar, İstanbul depremi tartışmalarında yeni bir perspektif olarak değerlendiriliyor.