Küresel ekonomide borç yükünün arttığı ve altın fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde Türkiye, hem kamu borcu sürdürülebilirliği hem de altın rezervleri bakımından avantajlı konumunu koruyor. Birçok gelişmiş ekonomi yüksek faiz ve sosyal harcamalar nedeniyle borç baskısı altındayken, Türkiye mali disiplin politikasıyla öne çıkıyor.Türkiye kamu borcu sürdürülebilirliği ile OECD ortalamasının altında
OECD verilerine göre gelişmiş ülkelerde kamu borcunun GSYH’ye oranı ortalama yüzde 110 seviyesini aşmış durumda. Japonya yüzde 237, ABD yüzde 124, İtalya yüzde 137,8 seviyelerinde bulunurken; Türkiye'nin kamu borç stokunun GSYH’ye oranı yüzde 24,6 olarak gerçekleşti.Hazine ve Maliye Bakanlığı verileri, kamu borcu sürdürülebilirliği açısından Türkiye’nin Maastricht kriteri olan yüzde 60 sınırının oldukça altında kaldığını gösteriyor. Net borç stokunun GSYH’ye oranının yüzde 18,2’ye gerilemesi ise mali yapının dayanıklılığına işaret ediyor.Altın rezervleri stratejik olarak güçlendirildi
Dünya Altın Konseyi verilerine göre ABD 8 bin 133 tonla ilk sırada yer alırken, Almanya, İtalya ve Fransa geleneksel altın politikalarını sürdürüyor. Türkiye ise merkez bankası düzeyindeki alımlarla altın rezervleri sıralamasında üst basamaklara tırmandı.TCMB verilerine göre resmi altın rezervleri 641,3 tona ulaştı. Bu seviye, Türkiye’yi dünyanın en fazla altın tutan ilk 10 ülkesi arasına taşıdı. Rezervlerin dolar karşılığı ise 134 milyar dolar bandına yaklaşırken, toplam brüt rezervler 200 milyar doları aştı.Türkiye son 5 yılda en hızlı altın biriktiren OECD ülkesi
Uzmanlar, Türkiye'nin son 5 yılda en hızlı altın rezervleri artıran OECD ülkesi olduğuna dikkat çekiyor. Stratejik rezerv birikimi, küresel dalgalanmalara karşı finansal güvenlik kalkanı oluşturuyor.TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın açıklamasına göre, hanehalkının elindeki “yastık altı” altın varlığının yaklaşık 600 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. Bu durum, Türkiye ekonomisinin finansal derinliği ve kamu borcu sürdürülebilirliği açısından önemli bir tampon işlevi görüyor.OECD büyüme tahminlerinde Türkiye ilk sıralarda
OECD tahminlerine göre Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 3,6, 2026’da ise yüzde 3,4 büyümesi bekleniyor. Bu oranlar, Türkiye’yi en hızlı büyüyen ilk dört ekonomi arasına yerleştiriyor.Uzmanlara göre güçlü altın rezervleri, düşük borç oranı ve mali disiplin, G20 içinde Türkiye’nin konumunu güçlendiriyor. Küresel borç krizine yönelik risklerin arttığı bir dönemde, kamu borcu sürdürülebilirliği politikası Türkiye’nin en önemli avantajı olarak öne çıkıyor.