Verilere göre en dengeli dönem, 20’li yaşların sonu ile 30’lu yaşların başı.
Evlilik yaşı ile boşanma riski arasında denge ilişkisi
Evlilikte ideal yaş konusu uzun yıllar iki zıt görüş etrafında tartışıldı. Erken yaşta yapılan evliliklerin daha sağlam olduğu düşüncesi ile geç yaşta yapılan evliliklerin daha bilinçli olacağı yaklaşımı öne çıktı. Ancak son yıllarda yapılan akademik çalışmalar, bu iki görüşün de tek başına gerçeği yansıtmadığını ortaya koyuyor.Güncel araştırmalar, evlilik yaşı ile boşanma riski arasında doğrusal bir ilişki değil, belirli bir denge noktasına dayalı bir bağ bulunduğunu gösteriyor.Bilimsel araştırmalar ne söylüyor?
Sosyolog Nicholas Wolfinger tarafından yürütülen ve Institute for Family Studies bünyesinde yayımlanan analiz, bu denge noktasını net biçimde ortaya koyuyor.Araştırmaya göre genç yaşta yapılan evliliklerde boşanma riski belirgin şekilde daha yüksek. Özellikle 20’li yaşların başında evlenen çiftlerin, evliliğin ilk yıllarında ayrılık oranlarının arttığı görülüyor.Genç yaşta evlilikte kırılganlık artıyor
Uzmanlara göre erken yaşta yapılan evliliklerde bireyler, kişisel kimliklerini, kariyer hedeflerini ve yaşam planlarını henüz tam olarak şekillendirememiş oluyor. Bu durum ilişkilerde kırılganlığı artırabiliyor.Bu dönemde alınan evlilik kararlarının, çoğu zaman çevresel baskılar veya yoğun duygusal tepkilerle şekillenmesi, uzun vadeli uyumu zorlaştıran önemli faktörler arasında yer alıyor.Boşanma riskinde kritik eşik
Veriler, evlilik yaşı ilerledikçe boşanma riskinin belirli bir noktaya kadar azaldığını gösteriyor. Ancak bu düşüş sınırsız değil.Wolfinger’ın analizine göre boşanma riski yaklaşık 28 yaş civarında en düşük seviyeye ulaşıyor. Bu eşikten sonra ise risk, yavaş ama istikrarlı bir artış eğilimi gösteriyor.Bu tablo, “ne kadar geç evlenirsen o kadar iyi” düşüncesinin her zaman geçerli olmadığını ortaya koyuyor.28–32 yaş aralığı neden öne çıkıyor?
Araştırmalarda “altın yaş aralığı” olarak tanımlanan 28–32 yaş dönemi, bireylerin hem duygusal hem de sosyal açıdan daha dengeli olduğu bir sürece işaret ediyor.Bu yaşlarda genellikle eğitim süreci tamamlanıyor, kariyer yönü netleşiyor ve bireysel kimlik daha sağlam bir zemine oturuyor. Bu da evlilik kararlarının daha bilinçli ve gerçekçi beklentilerle alınmasını sağlıyor.İletişim ve çatışma yönetimi daha güçlü
Uzmanlara göre bu yaş grubundaki çiftlerin iletişim becerileri ve çatışma yönetimi yetkinlikleri daha gelişmiş oluyor. Ortak hedeflerin daha net belirlenmesi ve bireysel rollerin farkında olunması, evliliklerin sürdürülebilirliğini artırıyor.İlk yıllar belirleyici oluyor
Sosyal bilim verileri, bu yaş aralığında yapılan evliliklerin özellikle ilk beş yıl içinde dağılma ihtimalinin daha düşük olduğunu gösteriyor.Araştırmacılar, bu dönemde yapılan evliliklerde aceleyle alınmış kararların daha az olduğunu ve çiftlerin evliliğe daha hazırlıklı başladığını vurguluyor.Uzmanlardan önemli hatırlatma
Uzmanlar, tüm bu bulguların istatistiksel eğilimler olduğunun altını çiziyor. Kişisel geçmiş, ilişki dinamikleri, kültürel değerler ve yaşam koşulları her evlilikte belirleyici olmaya devam ediyor.Bu nedenle “ideal evlilik yaşı” kesin bir kuraldan ziyade, evlilik kararının hangi koşullarda daha sağlıklı alınabileceğini gösteren bir çerçeve olarak değerlendiriliyor.