Yazıda, akademik ve idari personel ile öğrencilerin din ve vicdan hürriyetinin korunmasına vurgu yapıldı.
YÖK’ten üniversitelere resmi yazı
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), cuma namazı saatleri ile mesai, ders, sınav ve uygulama saatlerinin çakışması durumunda gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirterek tüm üniversitelere resmi yazı gönderdi. Yazıda, eğitim-öğretim faaliyetlerinde aksaklığa yol açmadan gerekli kolaylıkların sağlanmasının önemi vurgulandı.Başbakanlık Genelgesi hatırlatıldı
Yazıda, 8 Ocak 2016 tarihli ve 2016/1 sayılı Başbakanlık Genelgesi’ne atıf yapılarak, kamu kurumlarında isteyen personele mesai kaybı olmaksızın cuma namazı için izin verilebileceğinin düzenlendiği hatırlatıldı. Bu kapsamda YÖK’ün daha önce de üniversitelere benzer uyarılarda bulunduğu belirtildi.Ders ve sınav programları temel hakları sınırlamamalı
YÖK, Anayasa’nın 24’üncü maddesinde güvence altına alınan din ve vicdan hürriyeti ile 42’nci maddede yer alan eğitim ve öğretim hakkının birlikte ve dengeli biçimde korunması gerektiğine dikkat çekti. Üniversitelerin ders ve sınav programlarını belirleme yetkisine sahip olduğu ancak bu yetkinin temel hak ve özgürlükleri sınırlayıcı şekilde kullanılamayacağı ifade edildi.Mesai ve sınav saatleri yeniden değerlendirilecek
Resmi yazıda, cuma namazı vakitleriyle çakışabilecek nitelikteki mesai, ders, sınav ve uygulamaların yeniden değerlendirilmesi ve gerekli idari tedbirlerin alınması istendi. Planlamaların, ibadetlerin aksatılmayacağı şekilde yapılması gerektiği vurgulandı.Anayasal haklara vurgu
YÖK, din ve vicdan hürriyetinin yalnızca inancın açıklanmasını değil, ibadetlerin fiilen ve serbestçe yerine getirilebilmesini de kapsadığını belirtti. Eğitim hakkının da kesintisiz şekilde sürdürülmesi gerektiğine işaret edilerek, her iki hakkın birlikte korunmasının anayasal bir zorunluluk olduğu kaydedildi.Üniversitelere çağrı
Yazının sonunda yükseköğretim kurumlarından, cuma namazı saatleriyle çakışabilecek tüm akademik ve idari faaliyetleri yeniden gözden geçirmeleri, öğrenciler ile personelin din ve vicdan hürriyetini fiilen kullanabilmelerini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirmeleri istendi.