Akademisyenler, uzmanlar, kamu yöneticileri ve çok sayıda katılımcının yoğun ilgi gösterdiği programda, Bursa’nın geçmişten bugüne uzanan yeniden inşa ve direnç kültürü farklı yönleriyle değerlendirildi.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, Bursa'nın UNESCO Dünya Mirası yolculuğuna ve kentin evrensel değerlerine dikkat çekti. Dostoğlu, Bursa'nın 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındığını, 2014 yılında ise Katar’da gerçekleştirilen Dünya Miras Komitesi toplantısında UNESCO Dünya Mirası Asıl Listesi’ne kabul edildiğini hatırlatarak, bu önemli başarının her yıl çeşitli etkinliklerle kutlandığını ifade etti.
Bu yılki etkinlik temasının, Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) tarafından belirlenen “Çatışmalar ve Afetler Bağlamında Yaşayan Miras İçin Acil Müdahale” başlığı doğrultusunda şekillendirildiğini belirten Dostoğlu, Bursa’nın yaklaşık 3 bin yıllık tarihinde savaşlar, depremler, yangınlar ve çeşitli afetlerle karşı karşıya kaldığını ancak sahip olduğu güçlü kültürel miras ve toplumsal hafıza sayesinde ayakta kalmayı başardığını söyledi.
Bursa’nın UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilmesinin temelinde Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olarak üstlendiği tarihsel rolün bulunduğunu vurgulayan Dostoğlu, Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık’ın erken dönem Osmanlı şehir planlamasının ve vakıf sisteminin özgün örnekleri olarak dünya mirası niteliği taşıdığını ifade etti.2026 yılının aynı zamanda Bursa’nın Osmanlılar tarafından fethinin 700’üncü yılı olması nedeniyle ayrı bir önem taşıdığına dikkat çeken Dostoğlu, UNESCO etkinliklerinin bu tarihi dönüm noktasıyla bütünleştirilerek hazırlandığını belirtti. Bursa’nın surları, hanları, hamamları, türbeleri, çeşmeleri ve çarşılarıyla yalnızca bir şehir değil, yaşayan bir tarih sahnesi olduğunu dile getiren Dostoğlu, somut ve somut olmayan kültürel mirasın birlikte korunmasının önemine vurgu yaptı.Panel kapsamında uluslararası ve ulusal düzeyde önemli isimler de bilgi ve deneyimlerini paylaştı. 2019 yılında meydana gelen büyük yangının ardından Notre Dame Katedrali’nin restorasyon sürecinde baş mimar olarak görev alan Fransız mimar Philippe Villeneuve, afet sonrası kültürel mirasın korunmasına yönelik deneyimlerini katılımcılarla paylaşmak üzere Bursa’da yer aldı. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper İlki ise tarihi yapıların afetlere karşı dayanıklılığı ve koruma süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Programda ayrıca Osmanlı çevre tarihi uzmanı Doç. Dr. Fatih Çalışır, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras alanında çalışmalar yürüten Prof. Dr. Evrim Ölçer Özünel ve AFAD Bursa İl Müdürlüğü Proje Koordinatörü Ersin Aydın da kendi uzmanlık alanlarında sunumlar gerçekleştirdi.Etkinlik kapsamında Bursa’nın afetler karşısındaki direncini ve kültürel mirasını konu alan üç ayrı sergi de sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde düzenlenen “Bursa, Afetler, Kentsel Bellek ve Yaşayan Miras”, “Dünya Mirası Eskizleri” ve “Notre Dame de Paris: Restorasyonun Büyük Macerası” başlıklı sergiler katılımcılardan büyük ilgi gördü.Programın sonunda UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Aşıklık Geleneği’nin Bursa’daki temsilcileri tarafından müzik dinletisi gerçekleştirildi. Böylece gün boyunca düzenlenen etkinliklerde kültürel miras; tarih, mimarlık, sanat, afet yönetimi ve müzik ekseninde çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınmış oldu.Programda konuşan Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer ise Bursa’nın sahip olduğu eşsiz kültürel mirasın yalnızca bir ayrıcalık değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Binlerce yıllık medeniyet birikiminin izlerini taşıyan bu şehirde yaşamanın önemli bir görev yüklediğini belirten Özer, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının ancak bilinçli koruma çalışmalarıyla mümkün olacağını ifade etti.Özer, özellikle deprem gerçeğinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde kültürel mirasın korunabilmesi için afetlere karşı hazırlıklı olunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, bu tür bilimsel toplantıların farkındalık oluşturma açısından büyük değer taşıdığını söyledi.Yoğun katılımla gerçekleşen panel, Bursa’nın geçmişten aldığı güçle geleceğe nasıl hazırlanması gerektiğine dair önemli mesajlar verirken, kültürel mirasın korunması ve afetlere karşı dirençli kentler oluşturulması konusunda da güçlü bir farkındalık oluşturdu.Haber: Şerife Öz
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, Bursa'nın UNESCO Dünya Mirası yolculuğuna ve kentin evrensel değerlerine dikkat çekti. Dostoğlu, Bursa'nın 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındığını, 2014 yılında ise Katar’da gerçekleştirilen Dünya Miras Komitesi toplantısında UNESCO Dünya Mirası Asıl Listesi’ne kabul edildiğini hatırlatarak, bu önemli başarının her yıl çeşitli etkinliklerle kutlandığını ifade etti.
Bu yılki etkinlik temasının, Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) tarafından belirlenen “Çatışmalar ve Afetler Bağlamında Yaşayan Miras İçin Acil Müdahale” başlığı doğrultusunda şekillendirildiğini belirten Dostoğlu, Bursa’nın yaklaşık 3 bin yıllık tarihinde savaşlar, depremler, yangınlar ve çeşitli afetlerle karşı karşıya kaldığını ancak sahip olduğu güçlü kültürel miras ve toplumsal hafıza sayesinde ayakta kalmayı başardığını söyledi.
Bursa’nın UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilmesinin temelinde Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olarak üstlendiği tarihsel rolün bulunduğunu vurgulayan Dostoğlu, Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık’ın erken dönem Osmanlı şehir planlamasının ve vakıf sisteminin özgün örnekleri olarak dünya mirası niteliği taşıdığını ifade etti.2026 yılının aynı zamanda Bursa’nın Osmanlılar tarafından fethinin 700’üncü yılı olması nedeniyle ayrı bir önem taşıdığına dikkat çeken Dostoğlu, UNESCO etkinliklerinin bu tarihi dönüm noktasıyla bütünleştirilerek hazırlandığını belirtti. Bursa’nın surları, hanları, hamamları, türbeleri, çeşmeleri ve çarşılarıyla yalnızca bir şehir değil, yaşayan bir tarih sahnesi olduğunu dile getiren Dostoğlu, somut ve somut olmayan kültürel mirasın birlikte korunmasının önemine vurgu yaptı.Panel kapsamında uluslararası ve ulusal düzeyde önemli isimler de bilgi ve deneyimlerini paylaştı. 2019 yılında meydana gelen büyük yangının ardından Notre Dame Katedrali’nin restorasyon sürecinde baş mimar olarak görev alan Fransız mimar Philippe Villeneuve, afet sonrası kültürel mirasın korunmasına yönelik deneyimlerini katılımcılarla paylaşmak üzere Bursa’da yer aldı. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper İlki ise tarihi yapıların afetlere karşı dayanıklılığı ve koruma süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Programda ayrıca Osmanlı çevre tarihi uzmanı Doç. Dr. Fatih Çalışır, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras alanında çalışmalar yürüten Prof. Dr. Evrim Ölçer Özünel ve AFAD Bursa İl Müdürlüğü Proje Koordinatörü Ersin Aydın da kendi uzmanlık alanlarında sunumlar gerçekleştirdi.Etkinlik kapsamında Bursa’nın afetler karşısındaki direncini ve kültürel mirasını konu alan üç ayrı sergi de sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde düzenlenen “Bursa, Afetler, Kentsel Bellek ve Yaşayan Miras”, “Dünya Mirası Eskizleri” ve “Notre Dame de Paris: Restorasyonun Büyük Macerası” başlıklı sergiler katılımcılardan büyük ilgi gördü.Programın sonunda UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Aşıklık Geleneği’nin Bursa’daki temsilcileri tarafından müzik dinletisi gerçekleştirildi. Böylece gün boyunca düzenlenen etkinliklerde kültürel miras; tarih, mimarlık, sanat, afet yönetimi ve müzik ekseninde çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınmış oldu.Programda konuşan Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer ise Bursa’nın sahip olduğu eşsiz kültürel mirasın yalnızca bir ayrıcalık değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Binlerce yıllık medeniyet birikiminin izlerini taşıyan bu şehirde yaşamanın önemli bir görev yüklediğini belirten Özer, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının ancak bilinçli koruma çalışmalarıyla mümkün olacağını ifade etti.Özer, özellikle deprem gerçeğinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde kültürel mirasın korunabilmesi için afetlere karşı hazırlıklı olunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, bu tür bilimsel toplantıların farkındalık oluşturma açısından büyük değer taşıdığını söyledi.Yoğun katılımla gerçekleşen panel, Bursa’nın geçmişten aldığı güçle geleceğe nasıl hazırlanması gerektiğine dair önemli mesajlar verirken, kültürel mirasın korunması ve afetlere karşı dirençli kentler oluşturulması konusunda da güçlü bir farkındalık oluşturdu.Haber: Şerife Öz 




